27 Haziran 2013 Perşembe

Gidiyorsun, biliyorum.



Korkma; çok kalmayacağım sende. Yakında gitmiş bile olurum. Duymazsın muhtemelen gidişimi.
Korkma; giderken bir şeyler eksiltmem senden. Sen hep aynı kalırsın. Sen kırılmayan, sen üzülmeyen, sen bozulmayan o güzelliğin, o çocuksuluğunla hep aynı kalırsın. Dünya sana dokunamaz.
Mutlu musun?
Hayatında en mutlu olduğun an neydi? O kırgın ve yorgun bakışlarının altında mutlu olduğun anlar var mıydı? Seni tanıdığımdan beri gerçekten mutlu olmaktan aciz bir adam gördüm ben. Oysa inandım ki ben sana iyi gelebilirdim, sen bana gelmeyi seçseydin eğer. Ne zaman kalbini sevmeye ve sevilmeye açtın? Ne zaman aşkla seviştin? Ne zaman aşkla dokunup öptün? Korkma; giderken sende bir şeyler bırakmam. Kendi acılarımı ve umutsuzluklarımı seninkilere katmam korkma.
Denemedin bile mutlu olmayı. Görmeyi istemedin. Birlikte olur muyduk? Olmaz mıydık? Hiç bilemedik. Ben seninle olduğum her saniye sana hem çok aşıktım hem de senden ölesiye korkuyordum. Kırılmaktan, canımın acımasından, yeniden seni unutmak için birkaç seneye ihtiyacım olmasından korkuyordum. Sen bunların hiç birini umursamadın ve ben seni hep sevdim.
Şimdi sen yine gidiyorsun, hissediyorum. Hayatımda mutlu bir zamanı bulup yeniden geldin, yeniden bütün düzenimi bozdun ve gidiyorsun. Gidişini biliyorum. Gidişinden daha iyi bildiğim bir şey yok. Halbuki mutlu bile olabilirdik belki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder