Bazı zamanlar korkarım; kendimden mi, sensiz kalmaktan mı yoksa kafamda kurduğum felaket senaryolarından mı bilmem ama korkarım.
Kendimden korkarım mesela; her an gidebilirim çünkü, her an sıkılabilir, her an kaçabilirim. Harcayabilirim bizi. Sonra seni hatırlayıp, sana sarılmayı isteyebilir ve geri dönebilirim. Seni hiç unutmayabilirim bir ömür, ama yanında da kalamayabilirim. Gidebilirim, içimde seninle. Bana “gitme!” de.
Sensiz kalmaktan korkarım mesela; alıştığım dudaklarını bulamamaktan bir gün uyanınca. Sırtını öpemeyecek olmaktan, ellerini sıkı sıkı tutamayacak ya da ensende parmaklarımı dolaştıramayacak olmaktan. Gitme!
Ensende saçlarının başladığı yerde gezinen parmaklarım seni ararlar, gitme. Öpüşürken kollarına sıkı sıkıya sarılan kollarım seni bekler, gitme! Burnunu öpmek isterim belki, belki dudaklarını ya da omuzlarını, gitme! Başımı yana çevirip sana bakıp gülümsemek isterim belki inceden, sana hiç belli etmeden, gülemem gidersen, gitme! Gözlerim dolar belki, belki üşürüm, düşerim hatta, kırılır parçalanırım. Sen hiç gitme!
Kendimden korkarım mesela; her an gidebilirim çünkü, her an sıkılabilir, her an kaçabilirim. Harcayabilirim bizi. Sonra seni hatırlayıp, sana sarılmayı isteyebilir ve geri dönebilirim. Seni hiç unutmayabilirim bir ömür, ama yanında da kalamayabilirim. Gidebilirim, içimde seninle. Bana “gitme!” de.
Sensiz kalmaktan korkarım mesela; alıştığım dudaklarını bulamamaktan bir gün uyanınca. Sırtını öpemeyecek olmaktan, ellerini sıkı sıkı tutamayacak ya da ensende parmaklarımı dolaştıramayacak olmaktan. Gitme!
Ensende saçlarının başladığı yerde gezinen parmaklarım seni ararlar, gitme. Öpüşürken kollarına sıkı sıkıya sarılan kollarım seni bekler, gitme! Burnunu öpmek isterim belki, belki dudaklarını ya da omuzlarını, gitme! Başımı yana çevirip sana bakıp gülümsemek isterim belki inceden, sana hiç belli etmeden, gülemem gidersen, gitme! Gözlerim dolar belki, belki üşürüm, düşerim hatta, kırılır parçalanırım. Sen hiç gitme!